Ebeveyn Danışmanlığı Neden Önemli?

Seans odasını çocuk için hazırlıyorum. Gerekli materyaller ve terapist olarak benim hazır bulunuşluğum tamamlandıktan sonra çocuğu odaya davet ediyorum. Masada karşılıklı oturarak çalışacağımız bir gün. Çocuk sandalyesine yerleşiyor ve bir süre etrafını inceledikten sonra “Sen fakir misin?” diye soruyor. Şimdi bu soru da nereden çıktı, şaşkınlığından sonra, fakir demenin ne demek olduğunu soruyorum önce. Hiç parası olmayan cevabını aldıktan sonra benim fakir olduğumu düşündüren şeyin ne olduğunu soruyorum. Hiç tereddüt etmeden sehpanın üstüne ters çevirerek koyduğum ve sadece arkasını gördüğü cep telefonumu getirip “Çünkü telefonun küçük ve sadece bir kamerası var.” cevabını veriyor.Hissettiğim şaşkınlık yerini daha fazla şaşkınlık, hayal kırıklığı ve üzüntüye bırakıyor. Çünkü çocuk sadece 10 yaşında. Küçük telefon kullanmayı tercih ettiğimi ve telefonumda birden fazla kamera olmasının benim için bir önemi olmadığından bahsederken bana anlamsız gözlerle bakmakla yetiniyor.




Başka bir seans başka bir çocuk oyun hamurundan telefon yapmamı istiyor. Aklıma ilk gelen şekliyle basit tuşlu bir telefon yapıyorum. “Hayır sen telefon yapmadın, bu başka bir şey!” cevabını alıyorum. Nasıl bir şey yapmam gerektiğini bana tarif ederek yaptırdığı şey ise, büyük, arkasında birçok kamerası olan, önü boş bir “şey”.

Beni en çok şaşırtan ise 6 yaşındaki bir çocuğun bütün televizyon kanallarının logolarını eksiksiz bir şekilde çizebilmesi olmuştu.

Ebeveynler, çocuklarını psikoloğa getirdikleri zaman çocuğun birçok “problem” davranışını durmaksızın sıralarlar. “Çok televizyon izliyor, bilgisayar/tablet/telefondan başını kaldırmıyor, ödevlerini yapmıyor, okula gitmek istemiyor, yemeğini yemiyor, gece çok geç saatlere kadar ayakta, hiç sorumluluk almayı bilmez, çok öfkeli, asla yerinde durmuyor...” diye uzar gider.

Oysa dünyaya gözlerini açmış bir insan yavrusu, ilk yıllarda bakım verenlerin desteğiyle hayatta kalır. Temel ihtiyaçlarını nasıl karşılaması gerektiğini sizden öğrendiği gibi, duygularını tanıma, hissettiklerini anlayıp ifade edebilme ve duygularını düzenleyebilme gibi becerileri de sizden öğrenir. Belirli bir yaştan sonra çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde bakım vermek, çocuğun sadece karnının tok, giydiği kıyafetlerin kaliteli, gittiği okulların seçkin olması dışında bir anlam ifade etmez.





Çocuğun her yaş döneminde farklı duygusal ihtiyaçları olduğunu fark edip, bakım verenlerin bu ihtiyaçları tanıyacak şekilde donanımlı hale gelmesi bana kalırsa ebeveynlerin sorumlulukları arasında ilk akla gelenlerden olması gerekir. Bakım verenlerin çoğu zaman gözden kaçırdığı ancak çocukların “problemli” davranışlarının bir diğer sebebi, çocuğun yaşantısının, yetişkinlerin belirlediği kurallara göre şekillendirilmesi diyeceğim, “Eee öteki türlüsü nasıl olacak?” dediğinizi de duyar gibiyim. Halil Cibran, bu sorunun cevabını benden daha iyi ifade etmiş zaten:

“Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,

Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.

Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler

Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.

Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil…” diye devam ederek.

Çocuklarınız, her ne kadar dünyaya gelmelerine aracı olan insanlar sizler olsanız da size ait değiller. Saçları, gözleri, bazı küçük davranışları size benzese de siz değiller. Sizden bağımsız bireyler oldukları fikrini kabul ederek başlamanız gerekir. Çocuğun bireyselliğini kabul edip onların hayatlarını şekillendirmek yerine, onlara bakım verip, hayata hazırlayacak rehberler olarak kendi konumunuzu belirlerseniz birçok şey (bir anda olmasa bile) kolaylaşacaktır. Çocuğu, kendi hayatının nesnesi haline getirip, sürekli sizin seçimleriniz, kurallarınız ve dayatmalarınızla şekillendirmeye çalışmak yerine, çocukların kendi hayatlarının öznesi olduklarını kabul edip, ihtiyaçlarına, isteklerine ve kararlarına saygı duyarak, hayatlarıyla ilgili onlara söz hakkı vererek yanlarında olabilirsiniz. Emin olun, herkes kendi hayatının öznesi haline geldiğinde, işler ummadığınız şekilde kolaylaşacaktır…

 

Klinik Psikolog

Gülistan Öz


15 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör